Batman Gotham Kapıları

Gotham 1881. Alan Wayne’in Gotham için büyük planları vardır. Bu planlarını en yakın ortaklarıyla paylaşır. Bunlar Theodore Copplepot (Penguen’in büyük dedesi), Edward Elliot (Hush/ Thomas Elliot’un büyük dedesi) ve Cameron Kane’dir (Kane Ailesinin büyük dedesi).

JBC Yayıncılık tarafından yayınlanan bu eserin öyküsünü Scott Snyeder ve Kyle Higgins yazmış, çizimlerini Trevor McCarthy, Dustin Nguyen ve Derec Donovan yapmış.

Çizimlerde taramanın kullanılmaması, oldukça net çizgiler ve kontrast bir gölgelendirme tekniği dikkate çarpıyor. Açıkcası çizgi romandan ziyade çizgi filmi çağrıştırıyor. Bu tarzın Batman’in karanlık ortamına çok uymadığını düşünsem de öykü içerisinde kullanılan flashbackler ve steampunk tasarımlarda başarılı olduğunu düşünüyorum.

Hikayenin işlenişinde günümüzdeki olaylar ile flashback sahneleri arasındaki paralellik ilgiyi her daim canlı tutuyor. Burada bir anti parantez açıp flashback çizimlerinin ve atmosferinin çok başarılı olduğunu söylememem gerekiyor.

Batman karakterini hikayenin başında biraz acemi bulmuştum. Bunun nedenini daha sonraki karelerde Komiser Gordonla gerçekleştirdikleri bir diyalogta anladım. Gordon, “Eğer senden öncekine biraz benziyorsan, ne düşündüğünü biliyorum.” diyordu. Evet karşımızdaki Batman kostümünü giyen kişi Bruce Wayne değil, ilk Robin Dick Garayson’un ta kendisiydi.

Dick Grayson karakterine karşı gerçek bir sempatim olduğunu inkar etmeyeceğim. Kesinlikle en iyi Robin olduğunu düşündüğüm Dick yarasa kostümü içerisindeki ilk gerçek sınavını veriyordu.

Hikayenin çözümüne yaklaşırken Bruce’a nazaran takım çalışmasına daha fazla bel bağlaması hoşuma gitti. Ekip arkadaşları Tim, Casandra ve Damien da oldukça faal bir biçimde rol alıyorlardı. Timin her zamanki gibi müthiş bir dedektif, Damien Wayne’in (Batman’in Thalia’dan olan oğlu) her zamanki gibi sinir bozucu olmayı başarıyordu.

Düşmanımız Architect (Mimar) adında geçmişten gelen bir hayaletin yansıması. Bu ismi neden aldığını, bu nefretin sebebini tabi ki de flashback sahnelerinden öğreneceğiz.

Sonuçta elimizde eli yüzü düzgün bir Batman albümü var. Beşinci bölümün sonunda hem bir aksiyon hem de dedektiflik öyküsü olarak tatmin edici bir maceranın finalini okuyoruz.

Tüm bu olaylar yaşanırken Bruce Wayne’in neler yaptığını da son fasikülde öğreniyoruz. Batman İncooperated’ın Paris temsilcisi banliyo çocuğu Bilal Asselah’ın (Nightrunner) gerçekçi bir üslupla işlenmiş orijin hikayesi bu albümü bitirmek için oldukça güzel bir seçim olmuş.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s