La La Land – Aşıklar Şehri

​Bu kadar iltifata mazhar olup 7 dalda Altın Küre alarak 14 dalda da Akademiye aday olduktan sonra La La Land bizim de radarlarımıza yakalandı (Radarlarımız oldukça eski modelmiş anlaşılan).

Filmi izleyen ve web sitemizin ekibinde yer alan diğer yazar arkadaşlar (bal yapmayan arılarım) bu filme eleştiri yazmayı reddedince iş yine başa düştü.

Karşınızda: Aşıklar Şehri nam-ı diğer La La Land!

Filmin başrollerini Ryan Gosling ve Emma Stone paylaşıyor. Yönetmen koltuğunda ise Whiplash filminden tanıdığımız Damien Chazelle oturuyor (TRT girişi oldu). Hatta filmin bir sahnesinde Whiplash’ı hatırlatırcasına J. K. Simmons’ın yer aldığı bir cameo sahnesi bulunuyor. Simmons yine enstürman çalan esas oğlana kabus oluyor ve gülümsetiyor.

Aslında müzikal olması nedeniyle bu yapıma oldukça ön yargılı yaklaşmıştım. İzlememin bu kadar gecikmesinin sebebi de buydu.

Bu ön yargımın küçükken ve daha İngilizce bilmeden izlediğimiz müzikallerden kaynaklandığını söyleyebilirim.

Şimdiki çocuklar ise bu konuda şanslı. Mesela Karlar Ülkesi gibi yapımlardaki şarkılar çok güzel bir şekilde Türkçe’ye çevriliyor. Gerçi bizim zamanımızda da (1980-1990 arası doğan kuşak) Alaaddin ve Hercules çizgi filmlerinin şarkıları çok hoştu. Hatta Herkül’ü Tarkan seslendiriyordu.

Adetim üzerine hiç bir eleştiri okumadan izlemeye koyulduğum filmin daha açılış sekansındaki otoban sahnesi ne derece kaliteli bir yapımla baş başa olduğumuzu gözler önüne serdi.

Sonuçta romantik komedi, drama ve müzikal türü gereği esas kızla esas oğlanın ilk karşılaşmaları tahmin edeceğiniz üzere çok da hoş olmadı.

Filmin türü romantik komedi, teması da “hayallerinin peşinden git” olunca konusu size oldukça sıradan gelebilir. Tabi ki filmin konusu değil nasıl işlendiği önemli. Bu film bu işi oldukça iyi yapıyor. Filmi izlerken zaman hızla aktı ve kendimi birden final sahnesinde buldum.

Caz piyanisti olmak isteyen Sebastian ile oyuncu olmak isteyen Mia’ya hemen ısındım. Şunu söylemem gerekir ki her iki oyuncu da rollerinin hakkını ziyadesiyle veriyorlar. Özellikle Emma Stone’un buradan Oscar alacağına inancım tam.

Sonuç olarak 14 dalda Oskar adaylığı 7 de Altın Küre ödülü bana fazlasıyla abartı gelse de kesinlikle güzel bir film olduğu yadsınamaz.

Bu filmi eşiniz ya da sevgilinizle izleyebilirsiniz. 14 Şubat da yaklaşıyor, benden söylemesi.

İyi seyirler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: